Dizi tanıtımı: Chuck

Lost, Prison Break gibi efsane dizileri bitirince izleyecek dizi bulmak gittikçe zorlaşıyor. Hemen herkesin tavsiye ettiği dizileri tükettikten sonra, iyi mi kötü mü pek bilmediğiniz dizileri kendiniz arayıp keşfetmek zorunda kalıyorsunuz. Komedi/Aksiyon türündeki Chuck ile tanışmam da bu yüzden.

Aslında 2007-2012 yılları arasında yayınlanan dizinin meğer epey fanı varmış. Sadece benim tanımam geç olmuş. IMDB puanı 8.3 olduğundan ve elbette finali gördüğünden hemen izlemeye başladım. Bitirince kısa bir tanıtım yazısı hazırladım. İzleyecek güzel dizi arayanlara Chuck’ı hemen anlatayım;

Chuck dizisinin konusu nedir?

Chuck Bartowski, BuyMore adlı teknoloji marketinde çalışan bir bilgisayar teknisyeni. Aslında Standford üniversitesinde mühendislik okumuş fakat dost sandığı oda arkadaşı Bryce Larkin’in kurduğu bir tuzak yüzünden okulu bitiremeden kovulmuş. Üzerine birde kız arkadaşının, kendini terkedip “aynı” Bryce ile çıkmaya başlaması eklenince hayattan iyice kopmuş. Herşeye sıfırdan başlamak için geçici olarak girdiği BuyMore’da adeta demirbaş olmuş. Olayın üzerinden 5 yıl geçse de, hayata gerçek bir adım atamamış.

Bryce ise ayrı hikaye. Başarılı bir CIA ajanı olmuş. Fakat bir başka ABD teşkilatı olan NSA’in intersect isimli istihbarat veritabanına sızıp bilgileri çalınca, vatana ihanet suçu işlediğinden, kaçtığı sırada bir NSA ajanı tarafından vurulmuş. Vurulmadan önce son yaptığı şey ise bilgileri maille Chuck’a göndermek olmuş.

Hikaye de aslında bundan sonra başlıyor. Chuck sıradan bir gün yaşarken, 5 yıldır görmediği Bruce’dan gelen maili açar açmaz inanılmaz birşey gerçekleşiyor. NSA’e ait tüm istihbarat bilgileri, birden beynine kodlanıyor ve bir tür ayaklı bilgisayara dönüşüyor. Sonuçta CIA ve NSA ajanlarının bir numaralı hedefi haline geliyor. Ama beynindeki bilgilere çakmak (flash) tabir edilen bir yöntemle erişebildiği tespit edilince devlet malı olarak operasyonlarda kullanılmak üzere koruma altına alınıyor.

Sonrası ise mizah, aksiyon, romantizm. Chuck bir taraftan BuyMore’daki sıradan hayatını devam ettirmeye çalışırken diğer taraftan gizlice görevden göreve koşuyor. Kendini korumakla görevli birbirinden renkli iki ajan Sarah ve Casey ile maceraları hem komik hem de aksiyon dolu gelişmelerle birlikte sürüp gidiyor.

000095-01-02-chuck-intersect

Bryce Larkin ve Intersect

000095-01-03

Bryce Larkin'den Chuck'a

000095-01-04

Chuck maili açtığında

Chuck dizisi ne kadar sürüyor?

Konu böyle. İsterseniz süreye bakalım. Chuck, 5 sezon, 91 bölüm. Her bir bölüm yaklaşık 43 dakika ve toplam dizi süresi 65 saat 19 dakika. 1 yerli dizi süresine yaklaşık 3 bölüm sığıyor ve hergün 3 bölüm izlerseniz 1 ayda tamamlanıyor.

Chuck dizisini tavsiye eder misiniz?

Bildiğiniz gibi normalde yeni bir diziye başladığınızda birkaç bölüm ısınmanız, dizinin ritmini yakalamanız gerekir. Chuck’ta öyle değil. İlk bölümden itibaren karakterler hemen sempati topladı ve hikaye de hızlı bir başlangıç yaptı. Bu iyi başlangıcın devamı 2 sezon boyunca güzel geldi. Fakat 3. sezon ile birlikte büyü biraz bozuldu.

3. sezon ilk yarısında hem hikayenin ritmi bozuldu hem de konu biraz dağıldı. Sonra toparlar gibi olsada 5. sezona kadar eski tadı vermedi. 5. sezon ise bence en kötü sezondu. Dizi finali gördü ama beklenileni vermedi. Senaristler insanları mutlu etmek yerine üzerek bitirmeyi tercih etti. Final dramatikti.

Bir ben mi böyle düşünüyorum diye baktığımda, Wikipedia’dan bulduğum izlenme grafiklerinin de düşüncelerimi doğrular nitelikte olduğunu gördüm. Her sezon bir önceki sezondan daha başarısız olmuş ve izlenme oranları gittikçe düşmüş. Final sezonunu diziye başlayanların ancak 3te1i izlemiş.

Fakat bunları bir kenara bırakıp bütünsel olarak değerlendirirsek, ben diziden memnun kaldım diyebilirim. İzlediğime pişman olmadığım gibi, ilk 2 sezon başta olmak üzere sezon 5 hariç dizinin genelini keyifli buldum. Oldukça eğlenceli ve aksiyon doluydu. Sevilmesinin en önemli nedeni ise Sarah-Chuck arasındaki romantik gerginlikti. Karakterlerin tümü ayrı ayrı sempatikti. Her oyuncu iyiydi. Tüm bu olumlu şeyler yüzünden diziyi öneriyorum. Fakat gittikçe düşen tempo yüzünden mutlaka izleyin kategorisine sokamıyorum.

Leave a Reply