VirtualBox, VMware Workstation, Vmware Player karşılaştırması… Hangisi daha iyi?

Son kullanıcının ulaşabileceği sanallaştırma yazılımları sadece 3 tane diyebiliriz. Oracle VirtualBox ve VMware Workstation piyasa standartlarını belirleyen iki yazılım. Vmware, birde sağı solu budanmış Vmware Player adında ücretsiz bir ürün sunuyor.

Eskiden Virtual PC ve Parallels isimli iki alternatif daha vardı ama, Virtual PC’nin geliştirmesi durduruldu, Parallels’te Windows pazarından çıkıp MacOS’a yöneldi. Sonuçta Sun ve Vmware yalnız kaldı. Dolayısıyla sanallaştırmaya meraklı kullanıcıların elinde çok da alternatif yok. Buna rağmen sanal makinaları keşfeden her kullanıcının ilk sorusu şu oluyor; Hangi sanallaştırma yazılımı daha iyi?

Soru gerçekten hiç eskimedi. 5 yıl önce de görüyordum, bugün de görüyorum. Onca kullanıcı yorumu, onca inceleme aslında cevabı net olarak ortaya koyuyor. Fakat ben birde kendi gözümden anlatayım istedim.

Kısa cevabı hemen vereyim;

Yıllardır her iki yazılımı da kullanıyorum. Her iki ürün de “son kullanıcının” temel ihtiyaçlarını karşıladığından VirtualBox veya VMware Workstation seçimini tamamen keyfi bir durum olarak değerlendiriyorum.

Ben herhangi bir “ev kullanıcısının” 610 TL ücret ödeyip Vmware Workstation kullanacağını pek düşünmediğimden ve Vmware Player’ın snapshot dediğimiz sanal makinanın görüntüsünü alma özelliğinden yoksun olduğundan son kullanıcılar için en iyi çözümün VirtualBox olduğunu düşünüyorum.

Fakat cevabı burada bırakmayalım. Ücretsiz olduğu için VirtualBox kullandığınızda neleri kaybediyorsunuz, yada Vmware son kullanıcıya ne katar da 610 TL vermeye değer anlatmak için ürünleri tek tek karşılaştırıp konuyu detaylandıralım…

Oracle VirtualBox ve Vmware Workstation karşılaştırması

Benim sanal makinalarda, en çok kullandığım özellik, snapshot. Bu sanal makinalar için bir tür yedekleme yöntemidir. Siz herhangi bir anda “snapshot” aldığınızda, sanal makinanız o andaki halini dondurur ve saklar. İstediğiniz zaman o ana geri dönebilirsiniz. Sanal makina için bir tür zaman makinası dersek herhalde yanlış olmayacaktır.

Mesela Windows’u yüklediniz, snapshoot aldınız. Ardından güncelleştirmeleri yüklediniz bir snapshot daha aldınız. Sonradan bu 2 andan istediğinize geri dönebilir ve o haliyle sanal makinanızı tekrar kullanabilirsiniz.

Bu özellik hem VirtualBox’ta hem de Vmware Workstation’da bulunuyor. Fakat benim deneyimlerime göre VirtualBox canlı sistemde daha hızlı snapshoot alıyor. Yine canlı sistem için aldığı snapshootları daha hızlı yüklüyor.

Bu küçük detayı en başa aldım çünkü, VirtualBox’un Vmware karşısında gördüğüm tek üstün özelliği bu. Onun dışında yazılımın sanallaştırma için “ev kullanıcısının” tüm beklentilerini karşıladığını ama Vmware üzerinde bir üstünlük kuramadığını düşünüyorum. Aslında ürünün son kullanıcı tarafından sevilmesinin nedenini açık kaynak kodlu ve ücretsiz olması olarak görüyorum.

Ürün açık kaynak kodlu olduğundan 3.parti geliştiriciler tarafından kullanılıp mesela Genymotion gibi Android emülatörleri yaratılabiliyor. Ücretsiz bir tam sürüm olması nedeniyle ev kullanıcıları ve işletme sahipleri hiçbir limit olmadan VirtualBox kullanabiliyor. Bu önemli çünkü limitsiz kullanabileceğiniz başka ücretsiz bir ürün yok.

Burada Vmware Workstation 610 TL olduğu için VirtualBox’dan daha iyi olmalı önyargısını kırmak gerek. Vmware Workstation, daha çok kurumsal pazarı hedefliyor. Markanın diğer ürünleri ile entegrasyon, erişim kontrolü gibi ev kullanıcıları için olmasa da olur özelliklere sahip. Mesela 3d grafik yazılımlarını çalıştıracak kadar güçlü ekran donanımına sahip sanal makinalar oluşturabiliyorsunuz. Ama bir ev kullanıcısı bunu neden yapsın, bilmiyorum.

Öte yandan ev kullanıcısının da hoşuna gidebilecek bazı farklılıklar var. Yakından bakalım;

1. Vmware Workstation “Easy Install” adında bir özelliğe sahip. Sanal makina’da işletim sistemi kurulumlarını otomatik yapabiliyor. Sizin kurulum yapmak için vakit harcamanız gerekmiyor. Sanal makinaya işletim sisteminin ISO dosyasını bağlıyor yada DVD’sini bilgisayarınıza takıyorsunuz, kurulum otomatik yürütülüyor.

VirtualBox’ta böyle bir özellik yok. Fiziksel sisteme Windows kurar gibi, sanal makinanın başında beklemeli ve kurulumu takip etmelisiniz. Katılımsız kurulum DVD’si oluşturarak bundan kurtulmak mümkün ama, DVD’yi oluştururken yine zaman kaybedeceksiniz.

2. Vmware Workstation’da sanal makine ile fiziki makina arasındaki iletişim kurmak çok kolay. Normal bir klasöre dosya aktarır gibi sanal makinaya dosya aktarabiliyorsunuz. Kopyala-yapıştır, sürükle-bırak şeklinde iki taraflı dosya kopyalamak mümkün oluyor.

Malesef VirtualBox (sanal makina linux ise hariç tutalım ama diğerlerinde) bu şekilde çalışmıyor. Windows işletim sistemini yüklediğiniz sanal makinalarda iletişimi “paylaşılan klasörler” özelliğiyle yapmanız gerekiyor. Bu iletişim şekli daha zahmetli bir kullanıma sahip. Önce dosyayı kaydedeceğiniz yeri paylaşılan klasör olarak eklemeniz ve ardından dosyayı kopyalamanız lazım. Tabi zaman kaybı oluyor. Aynı özellik VMware Workstation’da var ama doğrusu pek kullanılmıyor.

3. Vmware Workstation, USB diskleri ve Flash bellekleri sorunsuz görüyor. Aynı özellik VirtualBox’ta da olmasına rağmen sistemimde hiçbir harici diski, flash belleği sanal makinaya bağlayamıyorum.

4. Vmware Workstation, kullandığınız sanal makinaların disklerini defrag yapıp küçültebiliyor. Mesela sanal makinaya 10 gb boyutunda bir dosya kopyaladınız. İşinizi gördünüz ve dosyayı sildiniz. Eğer defrag yaparsanız, sanal makinanın sanal HDD’sinin fiziksel diskinizde kapladığı alan 10 gb küçülüyor.

VirtualBox bu özelliğe sahip değil. Sanal diskler bi kez büyüdüğünde tekrar küçülmüyor. Dolayısıyla, fiziki HDD’de daha fazla yer kaplıyor.

5. Vmware Workstation’da sanal makinaların fotoğraflarını birbiri ardına alabiliyorsunuz. Görüntü için bir klasör belirliyorsunuz ve o klasöre belirli bir tuş kombinasyonu ile sanal makinanın ekran görüntüsünü fotoğraflayıp kaydedebiliyorsunuz. Özellikle benim gibi ekran görüntüsüyle birşeyler anlatmaya çalışan insanlar için önemli bir özellik.

VirtualBox’ta ekran görüntüsü alıyor ama görüntüyü otomatik kaydetmiyor. Sizden her seferinde görüntünün kaydedileceği yeri seçmeniz isteniyor. Dolayısıyla 3.parti bir ekran görüntüsü alma yazılımı kullanmak daha mantıklı oluyor.

6. Vmware Workstation’un grafik yetenekleri VirtualBox’tan çok daha üstün. Mesela VirtualBox’ta Windows 7 aero efektini açmak için bir iki numara yapmanız gerekiyor. VMW’de aero, temayı değiştirdiğiniz anda çalışıyor. VMW ile oluşturduğunuz sanal makinalarda v11 sürümüyle birlikte 2GB’a kadar görüntü belleği kullanabiliyorsunuz. Muazzam.

7. Vmware Workstation ile oluşturduğunuz sanal makinalarınızı şifreleyebiliyorsunuz hatta kısıtlayabiliyorsunuz. Şifreyi girmeyen birinin sanal makinaları modifiye etmesi, çalıştırması mümkün olmuyor. Hatta istenirse, sanal makinaya USB bağlamak yasaklanabiliyor, belirli bir tarih son kullanım tarihi olarak ayarlanabiliyor. VirtualBox’ta bu tür ayarlar yok.

8. VMW sanal makinalarınızı belirlediğiniz periyotlarda otomatik olarak yedekleyebiliyor. Mesela 2 saat arayla sanal makinanın durumunu kaydet gibi bir kural oluşturulabiliyor. Son kullanıcı için çok mu önemli? Bence değil. Çünkü VirtualBox oldukça stabil ve çökmediğinden veri kaybı yaşamanız pek olası değil. Ama birilerinin muhakkak kullanacağı özelliktir.

Peki ya Vmware Player?
VMware Player, Vmware firmasının ücretsiz ve kırpılmış özelliklere sahip sanallaştırma yazılımı. Arka planda Vmware Workstation’un gücüne sahip ama sizin kullanabileceğiniz basit birkaç özellikten fazlası değil. VMware Player Pro isminde bir de kardeşi bulunuyor. Fiyatı 283 TL. Parayı öderseniz, kurumsal firmanızda kullanma izniniz oluyor. Tek farkı bu. Aksi taktirde VMware Player’ı iş yerinizde kullanamıyorsunuz.

Vmware Workstation ile arasında epeyce fark var. Burada listelenmiş ama baştan söyleyeyim, son kullanıcı için en önemli eksik, snapshoot özelliğinin olmaması. Eğer buna ihtiyacım yok derseniz, Vmware Player sizi memnun edebilir. (Hatta Easy Install ve Copy/Paste ile dosya taşıma olduğundan VirtualBox’a rağmen tercih edilebilir) Aksi taktirde benim gibi insanlar için kırpılmış sürüm pek kullanışlı olmayacaktır.

Sonuç…

Bazı yazılımlar vardır sektöründe açık ara öndedir. Mesela hiçbir fotoğrafçı Photoshop’dan vazgeçip ücretsiz olsa da GIMP kullanmaz. Burada öyle bir durum söz konusu değil. Vmware Workstation karşılaştırmanın galibi gibi görünse de, Karşı taraftaki VirtualBox, beklenileni veriyor.

O yüzden ben birinci ilan etmeyeceğim. İhtiyaçlara bakmak ve durumu değerlendirmek gerek diye düşünüyorum. Mesela sabah akşam sanal makina kurmadığınızdan, Easy Install faydalı bir özellik olsa da olmazsa olmaz statüsüne girmiyor. Yada sanal makinada oyun oynarım demiyorsanız, 2gb grafik belleği desteğinin pek anlamı olmuyor.

Başa dönersek, ben yıllardır her iki yazılımı da kullandım. VirtualBox’un asgari ihtiyaçları karşıladığını ve %99.99 son kullanıcının ihtiyacını bedavaya çözdüğünü gördüm. O nedenle VirtualBox yazılımını çok beğeniyorum. VMware fiyatıyla çoğu son kullanıcı için şu anda askeri ücretlinin sofrasındaki havyar statüsünde. Yine de deneme sürümünü indirip bir deneyin, deneyimleyin derim.

One Response

  1. burak December 8, 2017

Leave a Reply